Lütfen bekleyin..


Veysi DEMİR

Felaketler ve Rahmet Ayı

22 Mart 2023, 19:27 - Okunma: 448

6 Şubat Pazartesi günü Kahramanmaraş merkezli yaşanan 2 yıkıcı deprem ve ardından 20 Şubat’ta Hatay merkezli yaşanan depremlerde 10 ilde büyük yıkım yaşandı ve resmi rakamlara göre can kaybı 50 Bini aştı.

6 Şubat’tan bu yana ülkenin her tarafında yaşanan depremler ve küçük-büyük ölçekli binlerce artçı sarsıntı ile ülke olarak deprem fırtınasının etkilerini yaşamaya devam ediyoruz. “Bu felaketin yaraları nasıl sarılacak?” Diye ülke ve halk olarak düşünürken 15 Mart Çarşamba günü Adıyaman ve Şanlıurfa’da yaşanan sel felaketinde 20 kişi vefat etti.

Felaketlerin ardı arkası kesilmiyor ve halen birçok ilde sel ve baskın uyarısı yapılıyor. Bu doğal afetlerin dışında hayvanlarda şap hastalığı ortaya çıktı ve birçok ilde hayvan pazarları kapatıldı. Nasıl bir devirde yaşıyorsak artık deprem psikolojisinden bir türlü çıkamıyoruz ve üzerimize felaket üstüne felaket yağıyor.

Deprem ve sel bölgesindeki afetin durumu ve problemler ortadayken ve toplum ve millet olarak kendimizi sorgulamamız gerekirken birdenbire kendimizi “Seçim Atmosferi”nin içinde bulduk. Ve deprem maalesef seçim gündeminin gölgesinde kaldı. Kimisi depremi unutup şenlik havasında adayını açıklarken, kimisi de yaşanan felaket ve ölümlere rağmen müzik ve halaylarla sözde nevruzu kutluyor yazıklar olsun.

Resmi kurumlar ve gönüllü yardım kuruluşları yardımların azaldığı gerçeğine dikkat çekerek, yardımların devam etmesi ve depremzedelerin durumunun değişen gündemlerin etkisinde kalmaması gerektiği çağrısında bulunuyorlar lakin duyan yok gibi. Depremzedeler gündemin değişmesiyle unutulacakları korkusunu yaşarken, yardım kuruluşları Ramazan ayını düşünerek değişen ihtiyaçlara işaret edip duyarlılığın devam etmesini istiyorlar. Daha önce “Millet geçim bunlar seçim derdinde” denirdi. Şimdi ise “Millet can derdinde bunlar koltuk derdinde” deniliyor. Enkaz ve sel altında kalan bölge halkı bir de ‘seçim enkazı’ altında kalmasın.   

Bütün bu olumsuzluklar içinde neyse ki, “Her zorluk içinde bir kolaylık vardır” (İnşirah: 6) ayetini hatırlatırcasına nefes alma adına rahmet ayı Ramazan imdadımıza yetişiyor.  Bu akşam ilk teravih ve ilk sahurla rahmet iklimine kavuşuyoruz. Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in müjdelediği şekliyle; “Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluş” olan bereketleri ve hayırları ve Kur’an’ın indirildiği Kadir gecesini barındıran Ramazan Ayı’na girmenin sevincini yaşadığımız afetler ve yüksek can kayıplarından dolayı buruk yaşıyoruz.

Nurlu gölgesi üzerimize düşmeye başlayan, bütün mevcudat için rahmet, mağfiret ve kurtuluş iklimi olan, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların zincire vurulduğu Ramazan ayının Kur’an ve ibadet ayı olduğu bilinci ile bütün sıkıntılara rağmen idrak ve ihya etmeye çalışalım. Ramazan ibadet ayıdır. Ramazan ümmetin ayıdır. Ramazan Kur’an ayıdır. Ramazan oruçla dirilme ve dayanışma ayıdır. Bu sıkıntılı günlerimizde deprem ve sel bölgesinde yaşayan kardeşlerimizi unutmadan, onların da sahur ve iftar yapmaları gerektiği gerçeğini düşünerek dayanışma ve yardımlaşmayı artırmalıyız. Unutmayalım ki, Ramazan kardeşlik, dayanışma ve paylaşma ayıdır. Afetler sonrası gelen rahmet ikliminin yaraları sarmada büyük bir rahmet, bereket ve fırsattır.

Aynı zamanda felaketlerin sebebini kendimizde aramalı ve günahlarımızdan ve toplumsal halimizden dönerek ALLAH’a yönelmenin yollarını aramalıyız. Tevbe, istiğfar, dua ve ibadetle felaketlerin kalkması için niyazda bulunmalıyız.  

Diyanet İşleri Başkanlığı öncülüğünde; Alimler, STK’lar, vakıflar ve yardım kuruluşları “Zekât ve fitreler afet bölgesine” adıyla bir kampanya başlatmalı ve bunu halka sunmalıdır. Bu kampanya ile depremzedelerin unutulmadığı ve yardımların devam etmesi sağlanacaktır. Zekât, fitre, sadaka, adak, infak ve diğer yardımlarla kardeşlik hukukunun hakkını yerine getirmeliyiz.

Ramazan ayında ferdi olarak manevi atmosferden faydalanmalı ve hayatımızda bir dönüm noktası ve fırsat olarak kabul edip, yaşantımıza bir çeki-düzen vermeliyiz. Hayatımızı Ramazan’ın ve orucun getirdiği güzelliklere göre şekillendirmeliyiz. Kur’an’ı okumaya ve anlamaya her zamankinden daha fazla vakit ayıralım. Yalnız midemize değil, dilimize, elimize, gözümüze ve gönlümüze tesir eden bir şuurla oruç tutalım.

Bu sıkıntılı sürecin son bulmasını ve sonraki Ramazan’ın afetlerden uzak ve ümmetin birlik ve kurtuluşuna kavuşturmasını Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Selam ve dua ile…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
36 gün önce
99 gün önce
106 gün önce
316 gün önce
358 gün önce
421 gün önce
827 gün önce
960 gün önce
974 gün önce
1030 gün önce
1086 gün önce
1107 gün önce
1121 gün önce
1141 gün önce
1183 gün önce
1198 gün önce
1218 gün önce
1225 gün önce
1256 gün önce
1261 gün önce
1329 gün önce
1477 gün önce
1610 gün önce
1783 gün önce
1806 gün önce
1835 gün önce
2020 gün önce
2149 gün önce
2171 gün önce
2295 gün önce
2362 gün önce
2388 gün önce
2419 gün önce
2561 gün önce
2598 gün önce
2703 gün önce
2726 gün önce
2956 gün önce
3025 gün önce
3146 gün önce
3305 gün önce
3307 gün önce
3364 gün önce
3382 gün önce
3385 gün önce
3406 gün önce
3440 gün önce
3495 gün önce
3504 gün önce
3577 gün önce
3695 gün önce
3670 gün önce

RSS
© 2025 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=