Lütfen bekleyin..


İhsan PINAR

Önce İnsan Olmak Lazım…

07 Eylül 2016, 17:57 - Okunma: 3739

        Allah, eşref-i mahlûkat olarak yarattığı insanı, hayatın merkezine koymuş ve bütün kâinatı insanın istifadesine sunmuştur.  

        Ancak hak yoldan sapan ve kendileri gibi kullara kul olanlar, aşağıların aşağısı dediğimiz “Esfele’s safiline” yuvarlanmışlardır. Dünyevi her şey insan için yaratılmışken; haktan sapanlar insanı, maddiyata, çıkara, parti ve ideolojilere hizmetkâr ve kurban etmektedirler.

        Hakkı aramak ve Hakka tabi olmakla sorumlu insan, yalanlarla süslenmiş kirli propagandaların etkisinde kalarak futbol takımı tutar gibi birilerine bağlanmaktadır. İnsanlar üzerinde hesap yapanlar da seçici ve ıslah edici olmaktan ziyade, yeter ki benden olsunlar, beni desteklesinler tavrı içindedirler. 

        Oysa insan doğruyu araştırmak, doğrularla beraber ve doğru bir hayat yaşamakla sorumludur. İnsanlar için var olduklarını iddia eden parti, örgüt ve oluşumların da birinci önceliği insanın kalitesi ve bunun yükseltilmesi olmalıdır. Ama ne yazık ki bu asıl göz ardı edildiğinden, her geçen gün insani değerler yozlaşmakta ve yardımlaşması gereken insanlar birbirlerinin canavarı olmaktadırlar.

        Sözümüz sadece bir parti, bir örgüt ve kesime değil, uyarılarımız bütün kesimlere ve davetimiz insani ortak değerleredir. Oranlar farklı ama her kesimde mutlaka iyi ve kötüler vardır. Her kesim öncelikle kendi bağlıları içindeki yanlışlarla mücadele etmeli ve doğrudan yana tavır almalıdır.

        Hani hep “tarafsızlık, insani değerlerde ortak tavır, insanlık, adalet, kardeşlik, eşitlik, özgürlük…” deriz ya! Bunun için öncelikle kendi içimizdeki yanlış ve hastalıklarımızla yüzleşmeli ve tedavi etmeliyiz.

        Senin partilin ve yoldaşın olan birinin, bırak kamu kuruluşundaki yolsuzluğunu, talibi olduğu bina yöneticiliğinde bile komşularının parasını çalabiliyorsa ve bunu sen görmek istemiyorsan sana nasıl güvenelim!

        Yanlış yapan parti ve siyasilere, hizmet üretemeyen belediyelere mazeretler üretmek, sana güven kaybından başka ne kazandırabilir ki!

        Senin partilin, çevresiyle kavgalı ve herkese sataşıyorsa; geçimsizliği yüzünden sana dosttan ziyade düşman kazandırıyorsa, bunun sana ne faydası olabilir?

        Senin partilin; partizanlık yaparak ve partili olmayanlara saldırarak farklı kesimlerle arana duvarlar örüyorsa, düşmanından daha çok sana zarar veren böylelerine ne yapacaksın?

        Senin partilin; kendini gösterme ve üste çıkma uğruna laf kalabalığıyla insanları incitir, insanların inanç ve kutsallarına saldırarak halkın nefretini sana çekerse sessiz kalmaya devam mı edeceksin? Barış dediğin halde, bazı haddini bilmezlerin fakir halkın çocuklarını namluların önüne sürmelerine, savaşa kışkırtmalarına, muhaliflerine saldırmalarına seyirci kalmaya devam mı edeceksin?

        Adaleti sağlamak ve halka hizmet etmekle sorumlu partililerin; halk arasında ayırım yapmalarını, partizanlık yapmaları, kadro satmalarını; ihtiyaç sahibi halka dağıtmak üzere toplanan yardımların keyfi olarak kullanılması ve kendi yakınlarına dağıtılmasına göz yummaya devam mı edeceksin…

        İslam adaleti ve kardeşliğine davet edeceksin! Ama yanında bulunan partilinin ticaretinde sağlam olmadığını, 3-5 kuruş için en yakın arkadaşlarını aldattığını ve bunların mağduru birçok insanın bunlardan şikâyetçi olmasına rağmen, hırsız ve sahtekâr yerine mağdur insanlara fitne çıkarıyorlar gözüyle bakanlara kim inanacak, kim güvenecek?

        Gücünün yettiği komşu ve arkadaşlarına zulmederek haksızlıkta bulunanlara ve bunları aralarında barındıranlara kim güvenecek?

        Senden yana olan Sahtekar, bencil, yalancı, fitneci, ahlaksız, hırsız, rüşvetçi, saygısız, kavgacı, iftiracıların yanlışlarına göz yumup; muhaliflerinin en küçük yanlışlarını abartarak suçlamak insani olmasa gerek. “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” misali: arsız, sahtekar, yalancı, fitneci, iftiracıları koynunda besleyenler en az onlar kadar suçludurlar. 

      Bunları siz istediğiniz kadar uzatabilirsiniz. Bizim en büyük düşmanımız kendi yanlışlarımızdır ve en büyük zararı biz kendimize veriyoruz.

        Uyarılardan alınmak acziyettir, uyarılardan ders çıkarmak ise insanı olgunlaştır. Her şeyden önce insan olmak ve insan gibi davranmak gerekir. Bu sebeple her kesimin öncelikle kendi içindeki yanlışlarla mücadele etmesi ve kaliteli insana değer vermesi şarttır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1414 gün önce
1845 gün önce
2404 gün önce
2478 gün önce
2580 gün önce
2656 gün önce
2665 gün önce
2680 gün önce
2737 gün önce
2741 gün önce
2842 gün önce
2847 gün önce
2929 gün önce
3185 gün önce
3191 gün önce
3234 gün önce
3295 gün önce
3315 gün önce
3358 gün önce
3376 gün önce
3438 gün önce
3459 gün önce
3474 gün önce
3482 gün önce
3500 gün önce
3506 gün önce
3529 gün önce
3540 gün önce
3543 gün önce
3554 gün önce

RSS
© 2025 - Batman Basın
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=